Çocuk Cerrahının Seyir Defterinde size benim için çok özel bir yere sahip olan son kitabımdan bahsetmek istiyorum. Kitabın adı çok değişik: Çocuk Cerrahının Seyir Defteri.
Biliyorsunuz her kitabın bir hikâyesi vardır. Bu kitabın hikâyesi ise büyümüş de küçülmüş bir çocuğun bana neden çocuk cerrahı olmaya karar verdiğimi ve nasıl çocuk cerrahı olduğumu sormasıyla başladı. Anlatmaya vakit olmayınca yazmamı istedi. Ben de yazdım. Okuyacağına söz vermişti, bakalım okuyacak mı?
Yazınca aslında yıllar boyunca biriktirdiğim anılar sadece bana ait olmaktan çıkmış oluyor. Daha önce içimdeki gökyüzünü başkalarına açıyormuş gibi hissettiğimi yazmıştım. Benim mavim sizler tarafından da görülebilecek. Böylece ölümsüz olabilecek. Yani ne olursa olsun paylaşmak güzel bir şey.
Bu kitap bir tıp kitabı değil. Bir başarı hikâyesi hiç değil. Daha çok, bir insanın, burada bu insan ben oluyorum, hayallerinin yaşam denilen süreçte nasıl evrim geçirdiğini, çocuk cerrahı oluncaya kadar geçen uzun ve zorlu yolda karşılaşılanları anlatıyor. İçinde tıbba yönelmeme neden olan çocukluk anıları var, cerrahiyi tercih etmemi sağlayan öğrencilik yılları var, asistanlık günleri var, uykusuz nöbetler var. Hatalardan öğrenilen dersler, unutulmayan hastalar ve eşsiz deneyimler var.
Kısacası oyuncak bir mikroskoptan neştere uzanan yolculuğum var.
Ama sadece bunlar yok.
Hayatın en ciddi anlarının içinde bile mizahın kendine yer bulduğunu görüyorum. Bu nedenle gülümseten olayları, küçük esprileri ve bu yolculuğun renkli taraflarını daha çok yazmaya çalıştım. Beceremediğimi görünce değerli arkadaşım Erdal Aykan yardımcı oldu. Hikâyeleri destekleyen karikatürleri ile bazen birkaç sayfanın anlatamadığını tek bir çizgide anlatıverdi.
Bir de bazı duygular düz yazıyla ifade edilemiyor. Bu yüzden kitabın çeşitli yerlerinde, kelimelerin kifayetsiz kaldığı anlarda çok sevdiğim bir şairin, Nazım Hikmet Ran’ın dizeleri eşlik ediyor bu yolculuğa. Çünkü bazen bir şiir, yaşananların özetini birkaç satırda verebiliyor.
Amacım yalnızca yaşadıklarımı anlatmak değildi. Tıp öğrencilerine, genç hekimlere, cerrahiye, çocuk cerrahisine ilgi duyanlara ve hatta hastane dünyasının perde arkasını merak eden herkese samimi bir pencere açmak istedim bu kitapla. Ne de olsa yakında çocuk cerrahı bulunamayacak etrafta…
Neyse…
Eğer siz de yaşam sürecinde şekillenen bir hayalin peşinden gitmenin nasıl bir şey olduğunu merak ediyorsanız, eğer doktor ve cerrah olurken arkada yaşanan gerçek hikâyeleri öğrenmek istiyorsanız, bu sayfalarda kendinizden bir şeyler bulacağınıza inanıyorum.
Bu kitabın ortaya çıkmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyor, sizleri bu yolculuğa davet ediyorum.
Ben yazarken çok keyif aldım. Umarım okurken siz de en az benim kadar keyif alır, birkaç yerde gülümser, birkaç yerde düşünür ve bu yolculuğa ortak olursunuz.
İyi okumalar,
Ben yazarken çok keyif aldım. Umarım okurken siz de en az benim kadar keyif alır, birkaç yerde gülümser, birkaç yerde düşünür ve okurken keyif alırsınız.
Bu kitabın ortaya çıkmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyor, sizleri anılarla şekillenmiş bir seyahate davet ediyorum.
Hikayesini yakında video ve blog yazısıyla paylaşacağım.
Haydi, karikatürlerle ve Nazım Hikmet’in şiirleriyle oyuncak bir mikroskoptan neştere uzanan yolculuğuma uzanın…
İyi okumalar,
Prof. Dr. Egemen Eroğlu
Haziran 2026