Çocuk Cerrahının Seyir Defterine hoş geldiniz. 
Bana sorular sorup, yorumlar yaptığınız için teşekkür ederim. Sizlerin soruları doğrultusunda rotamızı belirlemeye devam ediyoruz. Bu blogumuzda klinik hayatımda da bana çok sorulan bir sorunun cevabını konuşacağız. Tabi ki elde tutulur verilere dayanarak. 
Mukozal yapışıklıkların tedavisi cerrahi gerektirir mi?

 

Poliklinikte muayene odamdan içeri bir anne giriyor, kucağında veya bebek arabasında küçük bir çocuk. Annenin gözleri fal taşı gibi açılmış. 
“Hoş geldiniz. Ne oldu?” diye soruyorum.
“Pipinin başının çevresini tam olarak göremiyorum. Ameliyat olması gerekiyormuş.” diyor. 
Hikaye almayı sürdürürken daha önce yenidoğan sünnetini ben yaptıysam gözlerindeki kırgınlığı, bir başka meslektaşım yaptıysa hoşnutsuzluğu, biraz da öfkeyi hissedebiliyorum.
Annenin kırgın veya endişeli bakışları altında küçük hastamı muayene yatağının üzerine yatırıyorum. Hemşirem bezini açıyor, pipinin üzerindeki derinin mukoza bölümünün penisin başına yapıştığını, o mantar şeklindeki görünümün kaybolduğunu görüyorum.
Bu anlattığımın senaryo olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Binlerce sefer yaşadığım bir tablo. Klinik pratiğim sırasında büyük ameliyatlarla o kadar çok uğraştım ki… ama gerçek hayatta böyle küçük problemler daha sık görülüyor, ve bizler hiç kafa yormamış olabiliyoruz. Literatür taramaları yapıyorum, akademik hayatta da çok fazla umursayan olmadığını fark ediyorum, ama klinik hayatta ben bu sorunla çok karsı karşıyayım…
Bir çalışma dizayn ettik. Altı aylık sürede çocuk polikliniğine, çocuk doktoru arkadaşlarıma diğer nedenlerle gelen, daha önce yenidoğan sünnetini benim yaptığım tüm çocukları tekrar gördüm. Ortalama 16 aylık, toplam 630 çocuk. Bunların 97 tanesinde, yani %15inde mukozal yapışıklık mevcuttu. Yaşa göre grupladığımda 1 yaş altında bu oran %20 iken, 3 yaş üzeri bu oranın sadece %1 olduğunu gördük. Makalemizi buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Bu bulgular bebek yürümeye başlayıp, yağ dokusu azalıp, pipi ortaya çıkmaya başladıkça, ve bezden kurtuldukça mukozal yapışıklıkların kendiliğinden açılacağı bilgisini de destekliyor.
Ebeveynelere yavaş yavaş geriye çekme masajları yaparak beklemelerini anlatıyoruz. Ama gerçek hayatta kazın ayağı öyle değil. Anneler sorunun hemen çözülmesinde ısrarcı olabiliyorlar. Bu durumda önce EMLA krem sürüp, biraz bekleyip kolayca açıyoruz. Kırgınlık ve endişe dolu gözler hemen yumuşamaya başlıyor. Hep aynı replik geliyor:
“Aaa bu kadar mıydı? Ben de ameliyat olacak sanmıştım.”
Normalde bütün erkek bebeklerin sünnet derisi glansa, yani penis başına yapışık oluyor. Bu yapışıklık fizyolojik süreçte 3-4 yaş gibi açılıyor. Ülkemizde sünnetsiz penis bakımı bilinmediğinden bazen bu süreç biraz daha uzun olabiliyor. İşte yapışıklığı devam eden o çocukların büyük yaşta da sünnet sonrası iyileşmeleri daha uzun oluyor. 
Biz yenidoğan sünneti yaptıktan sonra mukoza ve glans derisi keratinleşinceye kadar vazelin sürüyoruz. Ama doku o kadar çabuk iyileşiyor ki… yine de birbirine yapışabiliyor. 
İşin püf noktası burada. Bütün yenidoğan sünneti olmuş bebekleri 10 gün kadar sonra tekrar görüyoruz. Sünnetten hemen sonra oluşmuş, kesi bölgesini de içerisine alan yapışıklıklara hemen müdahale etmek gerekiyor. Aksi takdirde yapışıklık iyice güçlenip cilt halini alıyor ve cilt köprüleri oluşabiliyor. Bu oran bizim çalışmamızda %0.3 tü. Cilt köprüleri kendilerinden geçmiyor, cerrahi yapmak gerekiyor. Bir de tabi sünnet derisinin biraz uzun kalması veya pipinin gömülmesi gibi nedenlerle kesi bölgesinin penis başı üzerinde daralarak iyileşmesi, yani sekonder fimozis denilen olay olmadığından emin olmak gerekiyor. Onun için sünnet sonrası mutlaka kontrole gelmek çok önem arz ediyor.
Hadi toparlayalım. 
Yenidoğan sünnetinden sonra mutlaka kontrolünüze gelin. Cerrahi sonrası olabilecek erken problemler gözden kaçmasın.
Daha sonra pişik gibi nedenlerle oluşan basit mukozal yapışıklıktan korkmayın. Kendiliğinden açılır.  Açılmaz veya siz erken çözüm istiyorsanız gelirsiniz biz kolayca poliklinikte açarız.
Bir seyrin daha sonuna geldik. Sizin kaptan olmanızı istediğimi daha önce söylemiştim. Daha çok instagramdan bana direk mesaj atmayı tercih ettiğinizi görüyorum. E-mail veya blog sayfamda yapacağınız yorumlarla da rotamızı belirleyebilirsiniz.
Video olarak izlemek isterseniz youtube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz. Kanalımıza abone olun, instagramdan bizi takip edin.
Mutlu kalın.
Prof. Dr. Egemen Eroğlu
Ocak 2020