Blog

Ocak 2021
Çocuk cerrahının seyir defterine hoş geldiniz. 
Yenidoğan sarılığı bebeklerin üçte ikisinde görülen, kendiliğinden geçen ancak yine de ciddi durumlara yol açma ihtimali olan bir rahatsızlık. Yetersiz beslenme, erken ya da geç doğum gibi birçok faktör, yenidoğan sarılığının ortaya çıkmasına neden olabiliyor.
Peki yenidoğan sünneti yenidoğan sarılığını artırıyor mu? Bu blogumda bu sorunun cevabını anlatacağım.
Aslında her şey çocuk doktoru bir arkadaşımın sorusuyla başladı. Az emen bebeklerde sarılığın olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu biliyoruz. Bebeklerin sünnetten sonra fazla uyuyabileceklerini, bu yüzden daha az meme emebileceklerini, ve bundan dolayı da sarılık olasılığının artıp artmadığını sordu. 
Rutin klinik pratiğimde o kadar çok sünnet yapıyorum ki. Gerekliliği sürekli tartışılan bir cerrahi işlemi yaparken de mümkün olan en az hasarı vermek istiyor insan. Bana sorulan bu sorunun cevabını bilmiyordum, aklıma bile gelmemişti böyle bir olasılık. Ama yenidoğan sünnetinin sarılığı artıracağı düşüncesiyle çocuk doktorları tarafından daha geç sünnet olmaya itilen, bu nedenle yenidoğan sünnet şansını kaçıran çok ebeveynle karşılaştığım için hemen bir literatür taraması yaptım… ve bingo… kimsenin de aklına gelmemiş. 
Hızlıca otuzar bebekten oluşan iki grup yaptık. Homojen gruplar olması için tamamen sağlıklı, sarılık veya beslenme problemine neden olacak risk faktörleri içermeyen, 35-40 haftalık aralığında doğmuş, 3000 gramın üzerinde erkek bebekleri seçtik. İlk gruba doğumdan 48 saat sonra her zaman yaptığım yöntemle yenidoğan sünneti yaptım.  İkinci grup sünnet yapılmayan bebeklerden oluştu. İki grubu günlük kilo değişimleri, işeme – kaka sayıları, ve rutin her bebeğe uyguladığımız 72 saat sonrası sarılık ölçümü testiyle, yani kan bilirubin değerleriyle karşılaştırdık. 
Sonuçta istatistiksel olarak her iki grup arasında hiçbir farklılık çıkmadı. Bebeklerde ilk günlerde beklenen kilo kaybı her iki grupta da aynıydı. Fototerapiye ihtiyaç duyacak kadar sararması olan iki bebek oldu, ikisi de sünnet olmayan gruptaydı. 
Deneyimli ellerde yapılan sünnetin güvenli olduğunu, bebeklerin beslenme ve kaka yapma sıklıklarını değiştirmediğini, serum bilirubin seviyelerini artırmadığını; yani yenidoğan sarılığı riskini artırmadığını makale haline getirerek yayınladık.
Makalemizin linkini buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. 
Bizim hastanemizde doğum yapan aileler zaten bilgilendiriliyorlar. Başka hastanelerde doğum yapıp yenidoğan sünneti için bizi seçenlere özellikle seslenmek istiyorum. Lütfen sarılık endişesiyle geç kalmayın. İlk bir aydan sonra yenidoğan sünnetini önermiyoruz. 
Yurt dışında veya başka bir hastanede doğum yapıp sünnet olmak için bize gelenlere ilk bir ay içerisinde, mümkün olduğu kadar erken gelmelerini söylüyoruz. 
Şimdi, yazımızın başlığı olan sorumuzun cevabını yineleyelim: Yenidoğan sünneti yenidoğan sarılığı riskini artırmaz!
Blogumuzu vlog olarak izlemek için youtube kanalımıza gidebilirsiniz. 
Lütfen web sitemizi inceleyin, bizi instagram ve youtube üzerinden takip edin. Abone olmayı unutmayın. 
Bir sonraki çocuk cerrahının seyir defterinde buluşmak dileğiyle, mutlu kalın.
Ocak 2021
Merhaba, Çocuk Cerrahının Seyir Defteri’ne hoş geldiniz.
Öncelikle ben kimim?
Çocuk Cerrahıyım.
Lise eğitimimiTarsus Amerikan Koleji’nde, üniversite öğrenimimi Cerrahpaşa İngilizce Tıp Fakültesi’nde, Çocuk Cerrahisi eğitimimi yine Cerrahpaşa’da tamamladım. Sonrasında Amerikan Hastane’sinde çalışmaya başladım ve halen devam ediyorum. Doçent olduktan sonra Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı’nın kuruluşunda yer aldım ve görevime öğretim görevlisi olarak da devam ediyorum. Hakkımda daha detaylı bilgileri web sitemden okuyabilirsiniz.
Kısaca kendimi tanıttıktan sonra bu vlog blog işleri nereden çıktı anlatmak istiyorum.
Klinik hayatıma başladıktan sonra çocuk cerrahisinin hala toplum tarafından çok bilinmediğine şahit oldum. Aslında insanlar haklılar.  Çünkü birçok yerde yetişkin cerrahları, ürologları, göğüs cerrahları da çocuk hastaları ameliyat ediyorlar. Bu durumda ben de bir çocuk cerrahı olarak neler yaptığımızı anlatmak istedim.
Birçok yerde yazılarım çıktı, bir çok yerde konuşmalar yaptım. Benim verdiğim bilgilerin bazen yanlış şekilde değiştirilerek internette dolaştığını görmek beni üzdü. Bundan dolayı ağırlıklı kendi ilgi alanım olmak üzere güncel bilgileri sosyal medya platformunda paylaşmayı amaçladım.
Çocukluğumdan beri denize olan ilgim var. Onun için blog sayfamın adını “Çocuk Cerrahının Seyir Defteri” olarak tasarladım. Asla sizleri sıkmadan, on beş günde bir, bazen ayda bir, kendi tarzımla sizleri bilgilendirmeye çalışacağım.
İlk başlarda tamamen kendi çalışmalarımı anlatacağım. Bu işleri iyice öğrenince toplumda eksik veya yanlış olduğunu düşündüm güncel tıp bilgilerini, hatta hayatın sadece tıptan ibaret olmadığı bilinciyle diğer ilginizi çekebileceğini düşündüğüm bilgileri de kısa kısa aktaracağım. Vidolara you tube kanalımdan, daha detaylı yazılara web sitemden istediğiniz zaman erişebileceksiniz.
Bu iş bana yeni bir heyecan verdi, siz de bu heyecanıma ortak olursanız çok mutlu olacağım.
Bu seyrin kaptanının sizin olmanızı istiyorum. Youtube kanalımdan veya web sayfamdan soracağınız sorularla bana yön verebilirsiniz.
Hepimize iyi seyirler…web sitemi incelemeyi, instagram ve youtube dan beni takip etmeyi unutmayın…
Ocak 2021

Merhaba,

Bu bölümde düzenli aralıklarla, sizlerden de gelecek soruların ve önerilerin yönlendirmesiyle bilgilendirici yazılar yazacağım. Engin bilgi denizinde beraber seyir yapacağız ama konular tabi ki ağırlıklı olarak uzmanlık alanımla ilgili başlayacak. İyice sosyal medya işlerine alıştıkça, aynı zamanda “doktor” kimliğimle, gerek kendim araştırarak, gerekse doktor meslektaşlarıma danışarak, onları konuk ederek başlıkları zenginleştireceğim. Güncel sağlıkla ilgili konularda da bilgilendirme yapacağım. Youtube sayfamda da yazdığım konuların videolarını eş zamanlı olarak yayınlamayı planlıyorum. Yoğun iş tempomda becerebilecek miyim? Beraber göreceğiz. 

Hayatımız sabah denizi gibi dalgasız, sakin, huzur dolu olsun.

Kategoriler